Görüş

  • Üniversite not transkriptleri her ders için sınıf ortalamasını da vermelidir.
  • Rektör adayları, seçim öncesinde üniversitenin tüm akademik ve idari personeline açık olan iki toplantıda tartışmalı ve üniversiteleri için gelecek perspektiflerini ortaya koymalıdır.  Seçimde en çok oyu alan aday Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanmalıdır.
  • Milletvekili ve Belediye başkan aday adaylarını halk belirlemelidir. Bunu için her partinin yetkili organları kendi aday adayları için açık oturumlar düzenlenmesini sağlamalı ve ilgili seçim bölesindeki adaylar en son genel halk anketi ile belirlenmelidir.
  • En başarılı lise öğrencileri temel bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) ve Matematik bölümlerini tercih etmelidir. Bunun için hem üniversiteler hem de devlet tarafından desteklenmeleri gerekir. Sayısı 3’te 2 oranında azaltılacak bu bölümlerden mezun olanlara hatırısayılır meblağlarla iş garantisi sunacak ortam yaratılmalıdır (top % 20 öğrenci akademisyen olarak, % 20-50 dilimindekiler araştırmacı-uzman, geriye kalan dilimdekiler ise öğretmen vd mesleklerde istihdam edilmelidir).
  • Temel Bilimleri iyi olamayan bir eğitim modeline sahip bir ülke teknoloji transferi ve montajcılık yapmaktan ileri gidemez.
  • Eğitimin tüm everlerinde “ne kadar çok öğrenirlerse, o kadar iyi” felsefesi yerine “neyi niçin öğretiyoruz ve öğreniyoruz” felsefesinin yerleştrilmesi gerekir ve gencecik insanların beyinleri herşeyi alacak çöp bidonu muamalesi görmemelidir.
  • Eğitimde “nutuk dinle>ezberle>sınavda başarılı ol>tekrar nutuk dinle>ezberle>mezun ol>unut gitsin>mutsuz ol” dizgisi yerine, “sorular sor>anla>yapmaya çalış>daha çok soru sor>üret>mutlu ol” dizgisi tercih edilmeli.
  • Üniversitelerimiz yabancı öğrenci ve öğretim elemanlarına daha çok kapılarını açmalıdır. Kendi kaynakları ve TÜBİTAK desteği ile üniversitelerimiz “doktora sonrası (postdoc) araştırmayı” programlarına acilen almaldır.
  • Üniversitelerimiz kantite (nicelik) değil kalite (nitelik) ile övünmeldir. Üniversitlerdeki lisansüstü öğrenci sayısı en az 10 kat artmalıdır. Bir örnek: dünyanın en seçkin üniversitelerinden biri olan Harvard Üniversitesinde 15000 kadar lisansüstü (masterve doktora) öğrencisi varken, lisans öğrencisi sayısı sadece 6700’dür. MIT‘de bu rakamlar lisans öğrencisi için 4528, lisansütü öğrenci için 6773’tür. Ülkemizin de en seçkin üniversitelerinde durum buna benzerlik göstermeketdir (ör. Boğaziçi Üniversitesinde lisanstaki öğrenci sayısı 10692, lisansütü öğrenci saysısı 3526’dır). Dolayısı ile üniversitelerimiz öğrenci sayısı ile değil, başarıları ile övünmelidir. Ancak ne yazık ki, özellikle taşra üniversiteleri başta olmak üzere çoğu üniversitemizin yöneticisi kendini ilin belediye başkanı ile yarışa girmişçesine sayılarla kafayı bozmuş durumdadır. Bu konuda başka çarpıcı bir örnek vereyim: 2014 yılında MIT’nin kayıt yaptığı lisans öğrenci sayısı 1043, Harvard Üniversitesi için ise bu sayı 1667. Bizim üniversitelerde ise bu sayıları bir tarafa bırakalım, her yıl verdiğimiz mezunlar bunların kat be katıdır. Herhalde sürü mantığı ile bir süre daha öğrenci yetiştirmeye devam edeceğiz…

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: